Çanakkale ve Gelibolu Sit Alanlarında İmar Barışı Kâbusu: Yapı Kayıt Belgesi Yıkım ve İmar Cezalarını Engeller mi?
- Avukat Vedat Hakan beyaz
- 3 Haz
- 3 dakikada okunur
Çanakkale ve özellikle Gelibolu bölgesi, tarihi, arkeolojik ve doğal güzellikleriyle ülkemizin en önemli miras alanlarından biridir. Bu eşsiz doku, bölgedeki birçok taşınmazın "sit alanı" statüsünde yer almasına neden olmaktadır. 2018 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda "İmar Barışı" olarak bilinen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. Maddesi, birçok vatandaşımız için umut olmuş ve binlerce kişi sit alanlarındaki yapıları için Yapı Kayıt Belgesi almıştır.
Ancak gelinen noktada, Çanakkale ve Gelibolu'daki sit alanlarında mülkü bulunan vatandaşlarımız büyük bir hukuki krizle karşı karşıyadır. "Yapı Kayıt Belgem var, evim veya işletmem güvende" diye düşünen birçok kişi, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları (KVKBK) tarafından alınan yıkım kararları ve idari yaptırımlarla sarsılmaktadır.
Beyaz Hukuk Bürosu olarak bu yazımızda; sit alanlarında yer alan yapı kayıt belgelerinin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu karşısındaki hukuki geçerliliğini, güncel Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) kararı ışığında inceliyoruz.
Konu hakkında daha fazla yazı okumak için tıklayınız: https://www.vedatbeyazhukuk.com/blog
Gelibolu'da İmar Barışı ve Özel Kanunlar Arasındaki Çatışma Neden Çıktı?
İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. madde, Yapı Kayıt Belgesi (YKB) alınamayacak istisnai alanları (örneğin Boğaziçi öngörünüm bölgesi ve Gelibolu Tarihi Alanı'nın belli kısımları) sınırlı sayıda saymıştır. Kanun metninde, tarım, orman, mera veya 2863 sayılı Kanun'a tabi sit alanları açıkça bir istisna olarak belirtilmemiştir. Hatta idarenin yayınladığı genelgeler ve bakanlık görüş yazılarında, "özel kanunlara tabi alanlarda bulunan yapılar için de Yapı Kayıt Belgesi alınabileceği" ifade edilmiştir.
Bu durum, vatandaşların devletin resmi kanallarına güvenerek harçlarını ödeyip belge almalarına yol açmıştır. İmar Kanunu'nun 4. fıkrasına göre YKB alınan yapılar için alınmış yıkım kararları ve tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği düzenlenmiştir. Ancak sorunun koptuğu nokta şudur: Bu iptal kuralı sadece İmar Kanunu (ve Boğaziçi Kanunu) kapsamındaki yıkım ve cezaları mı kapsar, yoksa 2863 sayılı Kanun gibi özel koruma kanunlarını da durdurur mu?
Gelibolu'da Danıştay İDDK Son Noktayı Koydu: Sit Alanlarında Yapı Kayıt Belgesi Geçersiz Sayılıyor
Farklı Bölge İdare Mahkemelerinin birbiriyle çelişen kararları (Örneğin İzmir BİM'in belgeyi geçerli sayıp yıkımı iptal etmesi, Ankara BİM'in ise belgeyi geçersiz sayması) üzerine konu en üst yargı mercii olan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (İDDK) önüne gelmiş ve içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Danıştay İDDK, 2023/7 E., 2023/8 K. sayılı kararı ile milyonlarca vatandaşı ilgilendiren şu kesin hükme varmıştır:
İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesi ile 2863 sayılı Kanun'un tarihi ve kültürel mirası koruma amacı birlikte değerlendirilmelidir.
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarından (KVKBK) izin alınmadan sit alanlarında inşa edilen yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
Düzenlenmiş olsa dahi, bu belge ilgililere herhangi bir hak bahşetmez.
Alınan Yapı Kayıt Belgesi, 2863 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım gibi idari işlemleri hukuka aykırı hale getirmez.
Özetle; Çanakkale veya Gelibolu'daki III. Derece Arkeolojik veya Doğal Sit alanında bir yapınız varsa ve Koruma Kurulundan izniniz yoksa, elinizdeki Yapı Kayıt Belgesi sizi 2863 sayılı Kanun kapsamında alınan yıkım kararlarına karşı korumayacaktır.
Gelibolu'da Yıkım Kararı ve İmar Para Cezalarına Karşı Haklarınız Nelerdir?
Danıştay İDDK kararı idareye geniş bir alan açmış olsa da, bu durum vatandaşın tamamen çaresiz olduğu anlamına gelmez. Hukuki süreçte dikkat edilmesi gereken hayati noktalar şunlardır:
1.Gelibolu'da 2863 Sayılı Kanun Kapsamında İdari Para Cezası Verilemez
İmar Barışı, İmar Kanunu kapsamındaki cezaları engeller. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda ise ruhsatsız yapılaşma nedeniyle idari para cezası verileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla Kurul yıkım kararı alabilse de, doğrudan 2863 sayılı kanuna dayanarak idari para cezası kesilmesi hukuken mümkün değildir.
2. Anayasa Mahkemesi ve "Mülkiyet Hakkı" Boyutu (Tazminat ve Bedel Ödenmesi)
Devletin yasal bir zemin açarak harç tahsil ettiği ve belge verdiği bir yapının, daha sonra başka bir kanun gerekçe gösterilerek hiçbir bedel ödenmeden yıkılması büyük bir mağduriyet yaratmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 04.12.2019 tarih ve E:2019/109, K:2019/91 sayılı emsal kararında; sit alanı ilan edilen ve tahliyesi/yıkımı istenen bir yapıda, kamu yararı amacıyla işlem tesis edilse bile binanın değerinin ödenmemesi veya zararı telafi edici öneriler sunulmamasının mülkiyet hakkının ihlali olduğuna karar verilmiştir. Eğer idare, elinizde geçerli bir Yapı Kayıt Belgesi olmasına rağmen yapınızı yıkmak istiyorsa, mülkiyet hakkınız kapsamında mutlaka yapı değerinin (zararınızın) karşılanması veya telafi edici önlemlerin sunulması gerekmektedir.
Gelibolu'da Hak Kaybı Yaşamamak İçin Ne Yapmalısınız?
Kanun koyucunun düzenlemedeki boşlukları nedeniyle ortaya çıkan bu "imar barışı kâbusu", maalesef tüm faturayı vatandaşın omuzlarına yüklemiştir. Sit alanlarında yapı kayıt belgelerinin iptali, yıkım kararları veya tahliye tebligatları ile karşılaştığınızda izlemeniz gereken yol son derece tekniktir.
Yasanın eşitsiz uygulandığı bu karmaşık hukuki düzende, idari işlemlerin iptali ve tazminat (bedel) talepleriniz için uzman bir idare hukuku desteği almak hayati önem taşır. Çanakkale ve Gelibolu bölgesinde sit alanı, kentsel dönüşüm, yıkım kararları ve yapı kayıt belgesi uyuşmazlıkları hakkında detaylı bilgi ve profesyonel hukuki destek almak için Beyaz Hukuk Bürosu ile www.vedatbeyazhukuk.com adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz. Haklarınız, doğru hukuki adımlarla güvence altına alınır.
.png)


Yorumlar